Uluslararası Ehlibeyt (a.s)Haber Ajansı -ABNA- Yemen’de siyasi ve askeri kırılma noktası olarak kabul edilen 21 Eylül Devrimi’nin yıl dönümünde konuşan el-Husi, bölgedeki askeri hareketliliğin arkasındaki ana aktörün Washington yönetimi olduğunu vurguladı. El-Husi, Suudi Arabistan’ın yürüttüğü askeri operasyonların, ABD’nin doğrudan lojistik ve siyasi desteği olmadan sürdürülebilir olmadığını belirterek, “Bu savaşta sadece silahlar değil, aynı zamanda uluslararası toplumun ahlaki maskesi de düştü” ifadelerini kullandı.
“Sessizlik Suça Ortaklıktır”
Konuşmasında uluslararası kuruluşların Yemen halkına yönelik devam eden ambargolar ve hava saldırıları karşısındaki “yönetilebilir sessizliğini” hedef alan Ensarullah Lideri, BM Güvenlik Konseyi ve Batılı insan hakları örgütlerini sert bir dille eleştirdi. El-Husi, “Çocukların öldürüldüğü, altyapının yerle bir edildiği bir ortamda sessiz kalmak, bu saldırıların bizzat ortağı olmaktır. Uluslararası toplumun ikiyüzlülüğü artık bir sır değil, bir politikadır” dedi.
Direnme Kararlılığı
21 Eylül Devrimi’nin Yemen halkına kazandırdığı en önemli değerin “bağımsız irade” olduğunu vurgulayan el-Husi, karşılaştıkları kuşatma ve saldırıların, hareketin duruşunu sarsmak bir yana, halkın direniş azmini daha da perçinlediğini söyledi. Bölgedeki güvenlik dengelerinin değiştiğini ve artık “eski düzenin” Yemen’e dayatılamayacağını belirten el-Husi, her türlü askeri ve ekonomik baskıya rağmen, ulusal bağımsızlık çizgisinden taviz vermeyeceklerinin mesajını yineledi.
yorumunuz